Balkanlarda Osmanlı mirasını aramak anlamsız bir şeydir. Çünkü bizzat Balkanlar Osmanlı mirasıdır. “

Bu bölgeye bu ismi veren Türkler değil, Avrupalı Coğrafyacılardır. Osmanlıya göre bu bölgenin umumi ismi Rumeli’dir. (Yılmaz Öztuna, Avrupa Türkiye’sini Kaybımız, Rumeli’nin Elden Çıkışı, Babıâli Kültür Yayınları, İstanbul, 2006. s.11.)

Balkan bölgesi, etnik linguistik bakımından dünyanın en karmaşık bölgelerinin başında gelmektedir. Tarihin hemen her döneminde yoğun çatışmalara neden olmuş bu bölge, bugün de yaşanmış, yaşanmakta olan ve gelecekte yaşanacak çatışmalarla, dünya kamuoyunun tüm dikkatlerini üzerine toplamıştır. (Hugh Poulton, Balkanlar, Çatışan Azınlık Çatışan Devletler, İstanbul, Sarmal Yayınevi, 1993, s.17.3] Andrew Baruch Wachtel, Dünya Tarihinde Balkanlar, Çev. Cevat Akkoyunlu, İstanbul, Doğan Kitapları Yayınları, 2009, s.9, 15.)Balkanlara Türklerin Tarihsel Gelişi Balkan Türklüğü

Başka bir anlatımla, tarihi ve edebi imgelerde Balkanlar ürkütücü, ama pek tanımlanmamış bir bölge gibi gözüküyor. Balkanlar dünyanın dört büyük medeniyetinin örtüştüğü, dinamik, bazen patlayıcı, çok katmanlı yerel bir uygarlık yarattığı bir sınır bölgesidir. Eski Yunan ve Roma, Bizans, Osmanlı Türkiye’si ve Katolik Avrupa kültürleri burada buluştu, çatıştı, bazen kaynaştı; burası hiçbir kültürün tek başına egemen olamadığı bir topraktır.

Balkanlar ve Türklük” birbirinden ayrılmaz bir bütündür. Çünkü Balkan coğrafyasına ilk yerleşenler, Türklerdir. Diğer bir anlatımla, Avrupa’ya ve Balkanlara gelen ilk Türkler, Hunlardır. “Hunlar” V. asrın ilk yılarından itibaren Balkanlara girdiler. Hun Hakanı, Atilla, Balkanların büyük kısmını ele geçirdi ve taht şehri, bugünkü Macaristan’da idi.